ugur yapal 的个人资料!!!!!..... Uğur & Hülya ...照片日志列表 工具 帮助

ugur yapal

职业
地点
Nelerden vazgeçebilirsin benim için
Ben senin için hayallerimden vazgeçtim
Artık tekbaşına bir mavi yok rüyalarımda.Nelerden vazgeçebilirsin benim için
Ben senin için çocukluğumdan vazgeçtim
Büyüdüm hep içimde bir çocuk saklasam da.Nelerden vazgeçebilirsin benim için
Ben senin için ölmekten vazgeçtim
Ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaktan.Nelerden vazgeçebilirsin benim için
Ben senin için ağlamaktan vazgeçtim
Gülümsemek gülümsemenle.Nelerden vazgeçebilirsin benim için
Ben senin için yaşadıklarımdan vazgeçtim
Artık kıymetli benim için yaşadığım her an.
CANIM HÜLYAM
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

5月2日

Çanakkale

...TÜRKİYEM ...

 

Image Hosted by ImageShack.us                                                                      Image Hosted by ImageShack.us

 

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜZERİNDEKİ KANDIR,EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR..

 

 

 

 

   

Putfile.com - Dedicated Server Upload VideoGÜZEL TÜRKİYEMİN GÜZEL MARŞİ..Putfile.com - Dedicated Server Upload Video

iSTiKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden ilahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy

 

 

BU YAZIYI KALEME ALAN  EMEKLİ ASTSUBAY OKTAY YILDIRIM, GÜNEYDOĞU'DA YILLARCA ÇARPIŞMIŞ YİĞİT VE KAHRAMAN BİR VATAN EVLADIDIR.

KENDİSİ DE GÜNEYDOĞU GAZİLERİNDEN OLAN VE ÜSTEĞMEN RÜTBESİNDE İKEN ORDUDAN AYRILAN HAKAN EVRENSEL‘ İN "YER EKSİ İKİ“ ADLI ROMANINDA ANLATTIĞI GERÇEK KAHRAMANLARDAN BİRİDİR.
GÖREVİ GEREĞİ YERİNDEN AYRILMADAN SAATLERCE BUZLU SUDA  KALMASI NEDENİYLE DONAN AYAKLARI KESİLMİŞ VE BU NEDENLE ZORUNLU OLARAK MALULEN EMEKLİ EDİLMİŞTİR.
AŞAĞIDAKİ YAZISI YENİ HAYAT DERGİSİNDEN ALINTIDIR…
 
 
 
Şemdinliyi bileniniz var mı?  Ya da hiç gitmişliğiniz?
Otuz iki virajları aşıp, kaymakam çeşmenin soğuk suyunu hiç içmişliğiniz var mı?
Her sabah uyandığınızda size merhaba diyen efkâr tepeyi, gomane tepeyi gezdiniz mi karış, karış?
 

Mayına basan aracın içinden, tam on dört metre uzağa fırlayan bir arkadaşınız oldu mu sizin?“Yenge vallahi az önce
yanımda oturuyordu,
şimdi dışarı çıktı” diye yalan söylediniz mi karısına?
Dükkânına girip alışveriş yaptınız mı bir esnafın?

 
Gomane tepenin zirvesinden, içinde eşinizin, çocuğunuzun bulunduğu lojmana doğru yanarak gidip evinizin
duvarında patlayan rpg-7 ‘leri
izlediniz mi siz?
Ama yine de bulunduğunuz görev yerini terk etmeden, acaba öldüler mi, yaralandılar mı, diye sabaha kadar hiçbir haber alamadan beklediniz mi?
 
Ben bu insanlar rahat uyusun diye buradayım, ama neden benim aileme saldırıyorlar diye düşündünüz mü hiç.
Evinizin roketlendiği mahalleden ve hatta roketin atıldığı, makineli tüfeğin yanı başında çalıştığı evin sakinlerinden, vallahi biz bir şey görmedik dediklerini duydunuz
mu kulaklarınızla?
 
Her şeye rağmen deyip
görevinize devam ettiniz mi?
O patlamalardan dolayı yıllardır psikolojik tedavi gören bir çocuğunuz veya çocuğu bu yüzden tedavi gören bir tanıdığınız oldu mu?
Hiç böyle bir babanın veya Annenin yüz ifadesini gördünüz mü?
 
Tabancanızı evinizde bırakıp “bir şey olursa, eve girmeye çalışırlarsa gerekeni yap, son iki mermiyi de kendinize ayır, ellerine sağ geçme” diyerek her defasında eşinizle helalleşip çıktınız mı evden, ya da böyle bir tanıdığınız oldu mu?
 
 
Sürekli telsiz anonslarını dinlediği için, ilk kurduğu cümle “atışlar normal” olan bir çocuğunuz oldu mu sizin?
Lojmanın emniyetini sağlayan silahlı nöbetçilerin yanında mı oynadı çocuklarınız ve uzaktan dahi gelse, her silah sesinde o çocukların evlere, mevzilere nasıl koşturduğunu, koşarken düşenlerin nasıl yerlerde sürüklendiğini, nasıl hıçkırarak ağladıklarını gördünüz mü hiç?
Bu gün yaşanan olayların, ilk olduğunu mu sanıyorsunuz?
Bunları yapmadı ve yaşamadıysanız eğer, orası hakkında bildiklerinizin hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur efendiler.
 
 
 
Affedersiniz bu kadar net konuşmak istemezdim ama ne yazık ki sabrım tükendi artık.
 
 
 
 
 
 
Siz oturduğunuz ceylan derisi koltuklarda belki farkında değilsiniz, belki de umurunuzda değil ama orada görev yapan insanların öncelik sıralarında, ailelerinden önce vatanları geliyor, yeminleri geliyor.
İşte bu yüzden mevzilerini terk edip ailelerinin yanına koşmuyorlar.
 
Biz de onun için koşmadık zamanında görevimizi bırakarak. Yüreğimiz titreyerek bekledik ama görevimizin başında, dağda, hudutta bekledik efendiler, görevimiz bitene kadar bekledik.
Bu insanlar tüm bunlara vatanları için, üstüne el koyup yemin ettikleri bayrakları için katlanıyorlar, sizin başınızın üzerindeki, ama nasıl sağlandığını bile bilmediğiniz egemenlik örtüsünün bekası için katlanıyorlar.
Peki, onlar bu şartlar altında görev yaparken siz veya sizden öncekiler bu fedakârlıklara liyakat gösterebilmek için, geçmişte ne yaptınız?
Şimdi ne yapıyorsunuz?
Anıtlaştırılan terörist mezarlarının hesabını mı soruyorsunuz?
O cenaze araçlarının görevlendirme emrinde kimlerin imzasının olduğunu mu araştırdınız?
Başbakana güç gösterisi yaparak “uçaklardan ve validen hoşlanmadık, ayrıca dağdakilerden vazgeçmeyiz” diyenlere mi hesap sordunuz yoksa?
Ya bütün kutsal değerlerimize söverek ayaklanan kalabalıklar, onlara devletin varlığını mı hissettirdiniz?
Baldırı çıplak peşmergelerden tutun da, Danimarkalısından, Hollandalısından, Rum'undan duyduğunuz her türlü hakaret ve aşağılamaya cevap mı verdiniz?
Roj TV muhabirlerinin nasıl olup ta olaylardan 3 dakika sonra canlı yayın yaptığını mı buldunuz?
Bir el bombasının nasıl olup ta o kadar hasar medyana getirdiğini mi, Almanya ile yapılan telefon konuşmasını mı, o kalabalığın nasıl bir anda örgütlendiğini mi, araştırdınız?
Arabası parçalanarak yakıldıktan sonra, şerefsizce ve insafsızca dövülerek komaya sokulan uzman çavuşu mu, evi kurşunlanan polisi mi, okulunda tartaklanıp kovalanan asker çocuklarını mı, araştırdınız?
Bütün bu eylemleri kimin planladığını ya da organizasyonu kimin veya kimlerin yaptığını mı, o gün halkı sürüsünü idare eden bir çoban maharetiyle kimlerin idare ettiğini mi araştırdınız?
Hayır, bunların hiçbirisini yapmadınız. Siz ne yaptınız peki?
Sizin farkında bile olmadığınız değerler için orada görev yapan bir astsubay ve bir uzman çavuş bulup, sonra bütün aydıncıklar, sağduyucular, mozaikçiler, üst kimliği, yan kimliği, alt kimliği olanlar ve hatta kimliksizler, sonra dalkavuklar, sendikacılar, susurluk paranoidleri, Soroscular, hülasa ne idüğü belirsiz, ne kadar adam varsa etrafınızda, bila istisna topunuz bir koro nizamında toplanıp, koroyu kimin yönettiğine bile bakmadan -ki ben bundan emin değilim-Vurun Kahpeye konseri verdiniz.
Yanlış şarkıyı çalıyordunuz ama çaldınız, sesler, akortlar, notalar hep bozuktu ama yinede çaldınız, orkestra şefi, müzik demişti nasılsa.
Şimdi yapılan araştırmalar neticesinde şu anda bile kuvvetle muhtemel olan sonuç çıkarsa ki bu sonuç, olayların altından terör örgütü ve onunla beraber bazı gizli servislerin çıkmasından doğacak sonuçtur, o vakit ne yapacaksınız?
Allanıp pullanıp önüne çıkarak, tek tek arzı endam ettiğiniz o basına (!) bu defa ne söyleyeceksiniz?
Acaba yapacağınız hangi açıklama ile durumu kurtarmaya çalışacaksınız?
Bir açıklamanız var mı efendiler?
Daha doğrusu bir B planınız var mı?
Ama bana sorarsanız, sizin minik kafalarınızı böyle şeylerle yormanıza gerek de yok zaten. Zira sizin adınıza orkestra şefi düşünür, besteler, önünüze koyar ve size de yine icra-i sanat etmek kalır ki bu, yani başkalarının bestelerini okumak zaten sizin en iyi yaptığınız şey değil midir?
Ne demişler gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım.
Yapın efendiler; vazifenizi yapın, hem de gözünüz kapalı yapın.
Açarsanız gözünüzü belki Türk Bayrağına sarılı tabutları görürsünüz, ağlayan ailelerini, yetim çocuklarını görürsünüz de vicdanınız depreşir, vazifeniz yarım kalır.
Sonra ne der Avrupalı, değil mi?
Hatta bakın ne diyeceğim; asın gitsin o astsubayla uzman çavuşu, Şemdinliyi, Yüksekovayı, Hakkâri’yi de Belediye Başkanlarına teslim edin, seçilmiştir nihayet atanmış değil.
Öyle Valiye filan da gerek yok canım, boşa zahmet. Tayin et, beğenmediler değiştir, ne lüzum var efendim. Bir Belediye Başkanı ile ulemadan bir zat-ı muhterem yeter de artar bile.
Siz de bu arada sanatsal sergiler açın, fotoğraf çekin, resim yapın, medeniyetleri buluşturun, dinlere diyalog kurdurun.
Değil mi ki ateş düştüğü yeri yakar. Ateş sizin yüreğinize mi düştü sanki? Bölen bölsün, satan satsın, Avşarı da ayırsınlar, Yörüğü de ayırsınlar, Dadaşı da, Sarışını da, Esmeri de.
Şehirleri, köyleri, mahalleleri hatta ev ev ayırsınlar Türk Milletini, size ne gam efendiler.
Siz fotoğraf çekmeye devam edin. Fakat unutmayın ki bir gün sizin de bir fotoğrafınızı çeken çıkar elbet. Ama o fotoğraf hangi salonlarda, nasıl teşhir edilir bilemem. Malum ya yaşlı tarih; fotoğrafları çekilip, tozlu sayfalarında bir yerlere asılmış liderlerin, fotoğrafları ile doludur.
 
VARLIĞIM
TÜRK
VARLIĞINA
ARMAĞAN
OLSUN…
 

ÇANAKKALE'YE MEKTUP
 
Tarihimizin en kanlı savaşı olan Çanakkale Savaşında bir erle ailesinin mektuplaşmasıdır. Bu mektup ve adı geçenler gerçekten yaşanmış bir olay olup, bu mektubun aslı Çanakkale Şehitleri Müzesinde sergilenmektedir. Şehitlerimizin aziz hatırasına saygıyla sunulur.
    Küçük bir Anadolu kasabasında büyüyen Ali anılan tarihlerde er olarak Gelibolu'da askerdedir. Askere gitmeden önce anası saçına kına yakmıştır. Bu durumla arkadaşları ve üstleri alay etmektedirler ve yakında silah altına alınacak olan kardeşi vardır. Ali ailesine mektubunda şöyle seslenir:
    "..............Anacığım askere gelirken ne için saçıma kına yaktın anlamadım,sen kırılmayasın diye seslenmedim ama burda arkadaşlarım alay edip gülüyorlar.Bari kardeşime yapma bunu....." der."
    Küçük bir birlikte askerdir, sıra Ali'nin birliğine gelir cephede savaşmak üzere.Ali'nin birliğinin komutanı bu birliğin hazır olmadığını, silah ve techizatının bulunmadığını ve bile bile ölüme sürüklemek olacağını bilir üzülür ama Ali ve kahraman arkadaşları durumdan çekinmez ve komutanlarına ısrarla katılalım derler,çaresiz komutan kabullenir ve tahmin edeceğiniz üzere Ali ve arkadaşlarının kahramanca savunmaları onları ölümden kurtarmaz şehit olurlar.
    Ali'nin şehadetinden sonra ailesinden mektup gelir, komutanları açıp okurlar mektupta babası ve annesi aynen şöyle seslenirler:
    "......... Oğlum Ali ananla ben iyiyiz.Kardeşinide askere yolladık.Sabana koştuğumuz varımız yoğumuz bir öküzüde onun yol masraflarını karşılasın diye sattık. Öküzün yerine ben sabanı çekiyorum.Kolaymı asker anası-babası olmak.Olsun sakın üzülmeyesin zaten iki boğaz kaldık geriye fazlada zahireye ihtiyacımız kalmadı.Allah'a emanet ol. Ananında bir diyeceği var oğul.Anan der ki: Oğlum saçına kına yaktım diye arkadaşların alay eder gülerlermiş.Onlara de ki;
bizde 3 şey için kına yakılır.
1. Kurbanlık koyuna(Allah'a kurban olsun diye)
2. Gelin olacak kıza (Gitsin evine eşine ve çocuğuna adasın kendini diye)
3. Askere yolladığımız oğullarımıza (VATANA KURBAN OLSUN DİYE!..)
    Kızmayasın, elbette kardeşinede kına yaktım. Vatanımızı iyi savunun gerekirse kurban olun, hakkımı helal etmem sonra oğul..."
OKTAY YILDIRIM
27 Kasım 2005

 Topraga can verdik. Bayraga kan verdik. Allaha kurban verdik. Bu vatani biz karsiliksiz sevdik!!!

 
 
 
 
 
 
 
YA SEV,YA TERK ET!
 
 

 

##################################################### ###
############

 

 

 

             VURULUP TERTEMİZ ALNINDAN UZANMIŞ YATIYOR

         BİR HİLAL UĞRUNA YA RAB; NE GÜNEŞLER BATIYOR

                          Mehmet Akif Ersoy (Çanakkale Şehitleri)

 

                     

 

 

 

 

 

Orta Plog

 

 

 

  .

SENİ SEVİYORUM. ÇÜNKÜ;

Seni seviyorum,
çünkü her sabah kalktığımda bir günü daha seninle geçirecek olmanın mutluluğunu yaşatıyorsun bana. Ben güne seninle başlıyorum ve her gün hayatı yeniden keşfediyorum.

Seni seviyorum,
çünkü gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan en parlak renksin sen. Herşey senin rengini taşıyor ve benim için ancak o zaman anlamlı oluyor.

Seni seviyorum,
çünkü soğuk günlerde içimi ısıtan meltemsin. Sıcak günlerde ise ferahlık veren kuzey rüzgarı. İliklerime işleyerek esiyorsun.
                         
Seni seviyorum,
çünkü herşeyde sen varsın. Nasıl olmayacaksın ki? Sanki sen doğduğumdan beri içimdeydin. Yüreğimin en derin köşesindeydin. Sanki ortaya çıkmak için beni bekliyordun. Ve ben orada olduğunu fark edince hakettiğin yere çıkardım seni.

Seni seviyorum,
çünkü hep benimlesin. Seni görmem için yüzüme bakmam gerekmiyor. Gözümü kapatsam ordasın. Gördüğüm her yüz aslında sensin.

Seni seviyorum,
çünkü gözlerinin içindeki binlerce yıldız, gecenin karanlığını delip geçiyor. Sen bana bakarken ben kendimi yıldızlara bakıyor gibi hissediyorum. O yıldızların parlaklığında kaybediyorum kendimi. Gözlerim kamaşıyor ama şikayetçi değilim aydınlığından. Güneş doğmasa, yıldızlar kaybolmasa diyorum, ama biliyorum ki güneşim de sen olacaksın gecenin sonunda. Bu kez daha parlak, daha aydınlık çıkacaksın karşıma.
                         
Seni seviyorum,
çünkü saçların ellerimin arasında kayıp giderken , dünyadaki cenneti bulmuş gibi hissediyorum kendimi. Cennetin sahibi sensin ve biliyorum ki sadece izin verdiklerin girebilir o cennete. Ben o cennette kalmaya kararlıyım.

Seni seviyorum,
çünkü her gülümseyişin içime yeniden yaşama sevinci dolduruyor. Her gülümseyişin, karamsarlığı yıkıyor, umutsuzluğu parçalıyor. Bir çiçek bahçesine çeviriyor çorak dünyayı.

Çiçek dedim ya, bir çiçek adı verseydim sana papatya olurdun. Açışıyla dünyaya, insanlara baharın geldiğini müjdeleyen papatya. İddiasız ama güzel. Güzel ama kibirsiz.

Seni seviyorum,
çünkü seni sevmeyi, sana dokunmayı, seni dinlemeyi, sana bakmayı, seni koklamayı, seninle paylaşmayı seviyorum.
Seninle birlikte insana dair ne varsa onları da seviyorum.
Seni sevdiğimi anlatmaya çalışırken ne kadar çaresiz olduğumu da görüyorum. Her sözcükten sonra durup tekrar tekrar düşünüyorum, seni yeterince anlatabildim mi diye.

 

 

 PARA MUTLULUK GETİRİR Mİ ?

Image Hosted by ImageShack.us                                         Image Hosted by ImageShack.us   


 


  
PARA MUTLULUK GETİRİR Mİ ?
 

Halkımızın "zenginlik mutluluk getirmez" şeklinde sıkça kullandığı bir ifade vardır. Oysa başarı ve zenginlik kavramının anlamı birbirine yakındır. Eğer siz, para kazanmayı bir başarı amacı yapmış iseniz, koyduğunuz ölçüye göre zengin olmadan mutlu olamazsınız. Ama sizin için başarı, bir bilim dalında ulusça tanınmış bir kişi olmanız ise veya maddi zenginlikle ilgili olmayan bir amaç ise, sizin mutlu olmak için maddi zenginliğe ihtiyacınız yok demektir. Çünkü istediğiniz, para değil başarıdır. Bu düşünceye göre, zenginliğin bir başarı şekli olabileceği ve başarının mutluluğun ayrılmaz bir parçası olduğudur. Ya da kendinizi güvencede hissetmiyorsanız, sevgi hislerinizi tatmin edemiyorsanız, ilgilendiğiniz işi sevmeden yapıyorsanız, istediğiniz kadar zenginliğe sahip olun mutlu olamazsınız. Bunun için "Yalnız zenginlik, mutluluk getirmez" şeklinde düşünmelisiniz. "Fakirlikten bıktım. Ziyanı yok, param olsun da , mutsuz olayım" derseniz, büyük bir yanlışlığa düşersiniz. Fakirlik elbette istenilen bir durum değil. Ama mutsuz olacağı bir zenginliği de, kimsenin istememesi lâzım. Fakir, başarısız ve mutsuz iseniz bunun sorumluluğunu kimseye yüklemeyin. Hele kader, alın yazısı ve şansa hiç. Bunun tek sorumlusu var. O da kendiniz. Şunu unutmayın. Hayatta her şeyin bir bedeli var. Örneğin: Siz kahvede zar atarken başkaları bin bir zorlukla üniversite bitiriyorsa, siz sıcak odanızda televizyon seyrederken başkaları, sabahın kör karanlığı demeden tatil günlerinde bile çalışıyorsa , sorumlusu kimdir? Bedelini verin. İstediğiniz ne ise onu elde edin. Ancak şansın da, büyük ölçüde fırsatları tanıma ve kullanma yeteneğine bakar…

 

                                  

Bu ne biçim su,

 bu nasıl şehir Şişede İstanbul,

masada İstanbul Yürüsek yürüyor,

dursak duruyor,

şaşırdık Bir yanda o,

bir yanda ben,

ortada İstanbul.

İnsan bir kere sevmeye görsün,

anladım Nereye gidersen git,

orada İstanbul.

Firara Az Kaldı

 

Seni Seviyorum

Sadece Kim oldugun için değil.Seninle beraberken kim oldugumu anladıgım için.

 

  Seni Seviyorum

Sadece kendine yaptıkların için değil bana yaptıkların için.

 

Seni Seviyorum

Saklı kalmış beni ortaya çıkardıgın için.

 

Seni Seviyorum

Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman .Üzüntülerimi alıp onların yerine daha önce kimsenin koymayı başaramadıgı, o sıcaklıgı , o güzelliği , o ışıgı koymayı başardıgın için

 

Seni Seviyorum

Hayatımı bir tapınağa çevirdiğin ve her günümü bi şarkı haline getirdiğin için

 

Seni Seviyorum

Çünki sen kimsenin başaramadıgı şeyi ,kendimi iyi hissetmemi ve hiçbir zaman olmadıgı kadar mutlu olmamı sağlıyorsun.

 

ASLINDA SEN BUNLARI KONUŞMAYLA , DOKUNMAYLA VEYA İŞARETLE DEĞİL...SADECE KENDİN OLMAKLA YAPIYORSUN

 

       !!!...İŞTE BEN BU YUZDEN SENİ SEVİYORUM...!!!

 

5月1日

AŞKIMIN MEKANI

 
Image Hosted by ImageShack.us

 

BU DA BENİM LOGOM 

hulya&ugur;ugur

LOGOMU YÜKLEMEK İÇİN BU KODLARI SPACESİNİZİN PLOG KISMINDAKİ HTML BÖLÜMÜNE YAPIŞTIRIRSANIZ SİZDEDE OLUR

 

<P align=center><A href="http://www.hulyaugur.hikayesi.com/ " target=_blank><IMG alt=hulya&ugur;ugur yapal src="http://i3.tinypic.com/wrdi03.gif" width=200 border=0></A><P>

 

LOGOMUN TASARIMINI YAPAN KARDEŞİM ÖMERE TEŞEKKÜR EDERİM

 

Kimi zaman dil söyler yürek dinler;

 kimi zaman yürek haykırır dil susar;

 kimi zamansa ne dilin yüreği vardır konuşmaya

 ve de ne de yüreğin

 "SENİN YERİN BAŞKA " demeye....

 

UGUR

 &

 HULYA

 

 

 

 

   
  

SENİ SEVİYORUM Ne güzel şey seni seviyorum demek Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...Her baharda,gece gündüz, her saniye SENİ SEVİYORUMSENİ SEVİYORUM SEVİYORUM SENİ Diyebilmek ne güzel..Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin Zamanı hiç yok,Dakikalar zaman üstü...Utangaç bir gecenin kucağında Yağmurlar  vuruyor pencereme,Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimdeVe hasretini içimde,SENİ SEVİYORUM
Sesini duymak istiyorum uyumadan önce Sabahlara kadar konuşmak,Hiç kapatmamak telefonu...Aynı düşlere uyumak sonra Ve uyanmak aynı güneşe SENİ SEVİYORUM Daha bir güzelleştim son günlerde Gözlerimin içi parlıyor Kabına sığdıramıyorum aşkı.Gülmek geliyor içimden
Sokaklarda koşar adım yürümek Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,Merhaba ülkemin güzel insanları,Hepinize, hepinize merhaba sizi  de SEVİYORUM
Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
Gök mavisinde güvercinleri, martıları,
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını,Ve elleri hamur kokan anaları Hepsini sende seviyorumSENİ SEVİYORUM
Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
Senin sevdiğin her şeyi seviyorum Türkülerini memleketin, feneri, kara kartalı senin için,
Davamızı ve şiiri sende seviyorum.SENİ SEVİYORUM
İyi ki doğdun iyi ki varsın.SENİ ÇOK SEVİYORUMSENİ ÇOK SEVİYORUM

Yaşamaksa seni sevmek,Ben hiç ölmedim...
SENİ SEVİYORUM!

Uğur YAPAL

e-Mail Me
BANA MAİL ATMAK VE YARDIM ALMAK İÇİN BU LİNKDEN MAİL ATABİLİRSİNİZ ..!

Uğur YAPAL & Hülya ŞEN

Dokunmak,hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni

Kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen
Seni yaşamak, sensiz olmamak, istiyorum...  Duyuyor musun beni?
Aynı dünyada, ayrı yollarda, yaşayamayız
Seni özlemek istemiyorum ben, Ben seni yasamak istiyorum,
Seni her özledigimde sana bakmak istiyorum..
Ve... Seni sende görmek sadece
Anlıyor musun?

Benim sende çekip alamadığım , alıpta gidemediğim..
Kimseye diyemediğim , nefes alan bir yanım var ...
Ya al götür kalanımı , Ya gel tamamla eksik kalan yanımı!
 
Uğur YAPAL
 

Image hosting by PhotobucketImage hosting by PhotobucketImage hosting by Photobucket

 

 Tut ki gecenin
Alacakaranlığında düşlemişim seni.
Tut ki,rüyalarımı bölmüşsün ne çıkar?
Ne çıkar gündüzlerin selamsız aşkına,
Geceleri kefen biçsen.
Bir anlık hırsla,
Her şeyi yıkıp geçsen,ne çıkar...

 

 


Image hosting by Photobucket                  Image hosting by Photobucket                       Image hosting by Photobucket

 

 

Tut ki bundan böyle unutmuşum seni. 

Tut ki artık çalan parçalarda ismin geçmesin.

Tut ki yazılan şiirler,seni anmasın,
Varsın eller de unuttu desin.
Ben seviyorum ya seni,
Sen sevmesen,ne çıkar...


  

 

Image hosting by PhotobucketImage hosting by PhotobucketImage hosting by Photobucket

 

Sabrin sonu selametmidir…?? Hmm…zordur bu sorulara cevap vermek.... Sabir,kabullenismidir acaba, cözüm üretemedigimiz ,

inancimizi kamcilayacak,

tek bir yalanmidir?

„Sabrin sonu selamet“ sadece kücük bir teselli cümlesimidir?

Sanki vakit geçerse çözümünü bekledigimiz olay bizim istegimiz

doğrultusunda gerçekleşecekmiş gibimi algiliyoruz?

Sabır, bir kış uykusu mu?

Sabır, bir aldanış mı?

Sabir, problemi cözme Förmülümü?

Hmm..zordur bu sorulara cevap verebilmek, Sabredilen sürecte,

Akıl bekleme dügmesine alınıp, Insan kabuguna da cekilebilir;

Sabır düğmesine basılarak aklın insani zaaflar dısında calısmasına

da yardımcı olabilir.

Sabrı o yalan cümleye kanmayan tarafından algılayabiliyorsanız

eğer,

varolmayı elden bırakmadan sabredin...

Ya da sabrı atın gitsin hayatınızdan… 

Ask Acisi

 

Eger seviyorsan ve sevgin karsiliksiz kalmissa,o zaman yüregin üzgün ve bitkin olabilir,Zira bu durumda,bir seven olarakkendini hakli hissedersin.Ama ben diyorum ki, hakli degilsin.sen Sevginin tadina varmalisin,sana degil,kendine ait olan bir çiçek seni sevindirmelive ona duygularini bir armagan olarak sunmalisin. 

Image Hosted by ImageShack.us

BASİT YAŞAMAK..

 

BASİT YAŞAYACAKSIN MESELA SUSAYINCA

SU İÇECEK KADAR BASİT.

DÖRT CIKACAK İKİYLE İKİYİ CARPTIĞINDA

TEK BİR DÜĞMESİ OLCAK ELİNDEKİ CİHAZIN

TEK BİR DÜĞME;TEK BİR CÜMLE GİBİ..

SEVİNCE LAFI DOLANDIRMADAN

SENİ SEVİYORUM DEDİĞİN GİBİ..

BASİT BİR ÖPÜCÜK YETİCEK SANA

BASİT SICAK BİR ÖPÜCÜK

VE O ÖPÜCÜKLE DOLACAK TÜM DÜŞLERİN

O ÖPÜCÜK İCİN YAPICAKSIN HAYATININ KAVGASINI

O ÖPÜCÜK İÇİN YİYECEKSİN HAYATININ DAYAĞINI..

SAATİN SADECE SAATİ GÖSTERECEK

TELEFONU SADECE TELEFON ETMEK İÇİN KULLANACAKSIN

KÜCÜK BİR NOT DEFTERİ

OLACAK BİLGİN EN HIZLI BİLGİSAYAR..

BASİT YAŞAYACAKSIN, BASİT

SANKİ YAŞAMIN BİRGÜN SONA ERECEKMİŞ GİBİ

BASİT...

 

DOSTUM......

Hayat... bir lütuf olarak bize bağışlanmış hayat.. kimini süründüren,

kimini yücelten hayat...

Hayat nedir sence..? İçindeki nefes, tenindeki güneş, saçlarındaki rüzgar,

 gecenin ürpertisi veya doyumsuz zevkleri....

Hayat eşittir sevgi diyebilirmiyiz peki..? Sevgisiz yaşayabilirmi insan..?

Mutlu olabilirmisin bir "merhaba" olmadan..?

Sesimi duyunca ne hissediyorsun.? Heyecanlanıyor musun benim gibi.?

Bir dostun sıcacık sesi heyecanlandırıyor mu seni benim gibi..?

Görmen gerekmez. Hissetmen yeter... ellerimle değil yalnızca sana sözlerimle

de ulaşır sıcaklığım.. seni sevmem için sevgilim olman gerekmez, insan olman yeter.

Dostluğunu seviyorum senin, bana sıcak gelen sesini seviyorum senin.. beni görmen

 gerekmez, hissetmen yeter..

Hayat hissetmektir...ruhunda..kalbinde..beyninde..vede teninde....

Düşünüyorum seni. Bir başkasına kızdığımda, beni güldürdüğün anlar geliyor

aklıma mutlu oluyorum... belki bilmeden belki hissetmeden mutlu ediyorsun

 beni.. bunu bilmek bile güzel bence....

İçinde hissedebiliyor musun duygularımı..? yaşayabiliyor musun ben gibi sen gibi..?

Seni düşünmek mutlu ediyor beni dostum... seni görmem gerekmez...hissedebiliyorum

çok uzakta olsanda, hiç tanışmasakta, yaşıyorum seni... senin dostluğunu, hayatı

 sevmeni, hayatı hissetmeni.....

BEN SENİ İÇİMDE SICACIK HİSSEDİYORUM DOSTUM.... BU YETMEZ Mİ.............?

 

Sevme Güncesi
 
Anneni seversin önce,
Dünyaya getirdi,karnında taşıdı diye...
Eve ekmek taşıyan baban,
Boynu bükük o sevecen adam.
Bastıkça bağrına seni,
Ümitle,şefkatle...
Acı tatlı günlerini anımsarsın çocukluğunun
İçin burkulur...
Sana ilk harfi öğreten,
Yaşam budur diye belleten,
Öğretmenini seversin delice
Büyürsün günler geçer,
Unutursun....
Arkadaşların olur,
Her türlü yaramazlığın hasını yaptığınız,
Ağaçlara tırmanıp,
Yollarda takla attığınız....
Her eylülde okul yolunu düşününce,
Bulamazsın o dostlukları
Bulamazsın hiçbir yerde,
İçin hasretle yanar da cayır cayır,
Resimlerle avunursun...
Günler geçer
 
img458/4838/0f90178ead8cb5845se.jpg
Niye bana he
rşey korku, her şey tasa?
Ne gece ne gündüz kaygısız
Neden bütün yollar karanlığa?
Gecelerim uzun ışıksız.

Aşk yarı yolda kaldı neyleyim
Korkmuyorum ben buyum, böyleyim.

Yarınlar kadar yakın içimde fırtına
Bu dalgasız deniz durgun aldatır inanma
Yaslanıp gururumun kambur sırtına
Kendime rağmen durmam basar giderim

Nereye gider yollar sır dağlara
Denizler uçsuz bucaksız
Gözlerim arkadaş uzaklara
Gecelerim uzun ışıksız.
 
 

 

ÖYLECE DURMAYI SEVIYORUM BEN..

DURUP ARDINDAN BAKMAYI..SEN YÜRÜMEYI SEVIYORSUN AMA

ARKANA BAKMADAN..YAPRAK SEVIYORUM BEN YAPRAK..KURU, YAS

AYIRMADAN..SEN EZMEYI SEVIYORSUN, NEYE BASTIGINA BAKMADAN..

 

 

 

Image Hosted by MyeHost.deImage Hosted by MyeHost.de

 

 

Image Hosted by ImageShack.us
Elleme yüreğimi bugün ne olur?
Bırak beni bana
Kendimle yalnız kalmak istiyorum

Aklımda ince bir firar sızısı
Burnumda yılların buram buram yanık kokusu var

Dokunma yaralarıma bu gün ne olur?
Bırak kanasın
Yaptıklarım için özür dilemek istiyorum kendimden bu gün
Biliyorum;
Bu mülteci garibanlığı bedenime ben yaşattım
Ve içimde hatalarımın derin acısı var
Sus yalvarırım sus
Allah aşkına konuşma kader

Aklımda ince bir firar sızısı
Avucumda kederden misketlerim var
ve biliyorum kader üstüme böyle gelirsen
firara az var
 
 Uğur YAPAL
 
yoktun
 
Yeryüzüne düşen ilk yağmur tanesi vardı avuçlarımda o gece... Hayallerim gözümün önünde dans etti...Düşlerimdi gökyüzünden bana göz kırpan, yıldızlar değil; yalnızlığımda...Oysa aşk iki kişilikti... Çayım vardı; bir kupa elimde, diğer elimde ise o gece yeryüzüne düşen ilk yağmur tanesi... Çiseleyen yağmur bile ürpertemedi bedenimi; hayalin gibi... Bense yalnızdım; yokluğunda... Sadece yalnızdım işte bu aşkta, oysa aşk iki kişilikti... Denizin dalgalarımıydı azan; içimde ki volkanlar misali... Oysa içim azdıkca, sustu dudaklarım... Ben sustum, bulutlar haykırdı isyanımı... Şimşekler vardı yüreğimde ürkütücü!.. Korkutan... Sadece ben duydum, ben hissetim içimdeki yalnızlığın sesini... Dudaklarım suskun, gözlerimde yaş... Sen ise sadece yoktun!.. Sadece yok!!! Oysa ölümdü tek başına yaşanan, aşk iki kişilikti... Gökyüzü bir kızardı, bir kapkara oldu saçların gibi... Bak, o bile seni hatırlattı bana, gözlerinin karası gibi... Gözlerin gibi öfkeliydi yıldırımlar o gece... Yeryüzüne düşen ilk yağmur tanesiydi elimdeki, elimde hayallerim bile yitmişti... Umutlarımdı yanımda olan nicedir, hayallerim ve düşlerim... Ne zaman terk ettiler beni, hiç bilemedim... Sense sadece yoktun, SADECE YOK!!!... Oysa, yalnızlıktı tek başına yaşanan, aşk iki kişilikti... Ellerimdeki yağmur tanesini bıraktım denize, özgürlüğüne kavuşsun diye... Büyüdü, büyüdü deniz oldu... Sonra deniz büyüdü büyüdü okyanus oldu... Okyanuslar geçilmez, dağları aşılmazdı ve kırılmış kalbim bir düşman gibi seni andı... Sense sadece yoktun... Sadece yok!!! Bıraktım kalan son hayallerimi de özgürce gökyüzüne... Özgürce döndüler önce başımın üstünde sonra uçtular semaya... Bir öpücük kondurdum her birine, kokumu sana taşısınlar diye... Duydun mu? Sen ise sadece yoktun bu aşkta, sadece yok...Bense, iki kişilik yaşadım bu aşkı, yorgun bir kambur gibi üzerimde, BİR BASIMA KATRAN GECELERDE!.. Senden kalan son hatıraydı, yüreğimdeki AŞKIM; onu da semaya bıraktım... ÖZGÜRCE! Geriye kalan sadece CAN kırıkları!.. HANİ, ÖLÜMDÜ BİR BAŞINA YAŞANAN, AŞK İKİ KİŞİLİKTİ???
söndür sevgilim
uğruna ben yaktıkça alevleri
sen söndür
ben yeniden yakarım
hasretinin cehenneminde
ateşim hiç bitmeyecek
ve sen
söndüremeyeceksin
 
Uğur YAPAL
 gülümse...
Gülümse ,hayata gülümse O sana belkide herzaman hüzün ve keder dolu günler verdi. Hic ummadığın deryalarardan çılgın dalgalar vurdu,gülümse Belkide çok uzaklarda kızgın bir bulut şimşekler yağdırdı yüreğine Ağlama , icindeki nefret kini bulaştırma ruhuna ,gülümse Alacakaranlık kuşagında, düşlerin bile acı cektiği sonsuzlukta. Hadi sende gülümse. Yıllanmış bir adam,geride bıraktığı belki acı belkide gökkuşağı kadar renkli anılarının arkasında çökmüş bir beden,off çeken bir ruh. Nostaljilere boğulmuş birkaç yaprak ,ve yılların eskitemediği sevgisini verdiği hayat arkadaşının kabri. Gülümse hayata gülümse. Her günbatımında geçen saatlerin anısı ve yeni bir dünya yıldızlarının kol gezdiği gecenin verdiği gizem. Gülümse bi tanem yaşama gülümse. Elinde şekerine sımsıkı sarılmış yavru ceylan gibi titrek çocuğun gözlerindeki ürkek, sahib olma savaşı. Sırtında heybesi,umut ışıgının geldiği noktaya göz dikmiş,gece bilmeyen gündüzü seçemeyen bir avarenin yaşama savaşı. Gülümse ,hadi yeni ufuklara gülümse. Sana acı çektiren belkide ufkunu şiddetle karartan eski dostlarına, Kalbini zincirlemiş bir avuç dostlarına, Platonik bir rüzgarın hortumunda durdurak bilmeyen , çıkmaz karanlığa bir hayalet gibi, umutsuzluğa düşen sevgiline. Geçmişe eyvallah,hadi gülümse. Hic doyamamış ,bir lokma ekmeği kurak topraklarda çıkaran bir babanın yavrularına titremesi,hayata umutla bakışı. Hiç yaşanmamış ,hayallerine yaldızdan süsler veren,padişahlar diyarının sultanı,belkide böyle mutlu , heyecan dolu bir kız. Hadi ,hayallerine gülümse. Bir gün seni beyazlara bürüyecek,kırmızı güllerle dolayacak,kızıl atın sırtında gökkuşağının altındaki dünyaya coşarak. Kalbindeki sır dolu odaya Damla Damla akacak yeni bir yaşama merhaba.. Hoşçakal geride bıraktığım acımasız nemrutun oğlu. Gülümse, yeni dünyaya gülümse Bin pişmanlığın fayda etmediği,acımasızların af dilediği hayata şiddetle çek kılıncını,hiç acıma ,yeni hayata hiç acıma ,yeni hayata hiç bir dumandan is bulaştırmadan gülümse. Hoşgeldin yakamozun ışıldattığı ,gökkuşağının re
 
 S e v
Gücünün yettiğine,
Gidebildiğine git
Korkmadan karanlıkları yırtarak,
E ğ  başını
Utanma ,gam vermez,küçültmez
Dizginsiz yüreğini aşka uşak olmak
Nerde eğilmiş omuzlarına vurduğun bir gam ki;
Seni senden çok koparacak
 
 
A t
Hep yek gelecek değil ya
Felahtan habersiz bu hayat zarı
Bir kez olsun altıyı vuracakBilmesin halinden kader
O yazsın,yazdıkça sil sen
Yaprağı yok ki kopacak
A c ı s ı n,
Dökülsün çiğ taneleri
Gözlerinden umut akmayan sulara damlayarak
Yüz kere diken gördün de çizdiyse yaralı bağrını
Bir kez de güle  bak
Umutlar yitmemeli,
Ateşler sönmemeli
Öyle bir gün var ki;

Toprağın başlattığı toprakla son bulacak...
 
Uğur YAPAL
HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI ? Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası.. Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı. "Neden "0" aldım?" diye merakla sordu hocasına, çocuk.. "Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, hocası.. "Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız" ve ekledi: "Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm." Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı. "Oğlum" dedi babası "Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!." Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına.. "Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin" dedi.. "Ben de hayallerimi.."..... O orta 2 öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı. Öykünün en can alıcı yanı şu: Aynı öğretmen, geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi. Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine "Bak" dedi, "Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah' tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın
Image Hosted by ImageShack.us

Kuşlar Ya Umutlar Biterse !!

Kuşlar Ya Umutlar Biterse !!

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
 BURAYA KADAR BAKTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER, HAKKINIZI HELAL EDİN GİDİPTE DÖNEMEMEK DÖNÜPTE GÖREMEMEK VAR....
SPACES KARDEŞİLİGİ !!

 

 
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
第 1 张,共 26 张
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us